Kısaca kendini tanıtır mısın?
Hangi sanat pratikleri ilgini çekiyor?
Hangileri ile uğraşıyorsun?
B: Bora Şahinkara. İzmir'den bir müzisyenim. Müzik alanında beste, güfte, kayıt, gitar çalmak gibi işler esas işim. Fotoğraf, deneme yazıları, karikatür gibi çizimler de hobilerim...
Kendini bir sanatçı olarak görüyor mısun?
Kendine sanatçı derken seni zorlayan şeyler varsa neler?
Yolculuğun nasıl başladı?
B: Sanatçıyım. Bana göre sanat kendini ifade ediştir. Ben de kendimi ifade etmenin yollarından biri olarak müzik sanatıyla, özellikle bestecilikle haşır neşirim. Babamın 16 yaşındayken bana bir klasik gitar almasıyla ve sevdiğim gruplardan, sanatçılardan, sanat eserlerinden vs. ilham almamla başladı.
Bağımsız sanat/sanatçılık senin için ne ifade ediyor?
Bağımsız sanatçı pratiğinin toplumla kurduğu ilişkiyi nasıl görüyorsun?
Yaşadığımız toplumda bağımsız sanatın yeri var mı?
B: Bağımsız sanatçılık bence dayanışma kültürü ile herkesin birbirinin özgürlüğünü ve kendini gerçekleştirişini güçlendirdiği bir antikapitalist pratik örneği olarak vücut bulursa bir yerelde çok sayıda sanatçının ekonomik zalim[1] ortama RAĞMEN üretkenleşebildiği, neşelendiği ve sağlıklıca kolektifçe daha özgürleşebildiği bir ortama evrilir. Bağımsız bir sanatçı, piyasaya ürün değil de sanat yapmaya çalışıyor, iyi bir şey yapmaya çalışıyorsa ve iyi bir insansa biz de vaktimiz olduğunca, elimizden geldiğince 'bir ihtiyacın var mı?' diye sormalıyız. Bizi ürünleştiren, aynılaştıran kapitalizm pisliğinin karşısında ancak böyle sağlığımızı koruruz, üretiriz, renklerimizi koruruz, birbirimize de ilham veririz.
D.I.Y. kültürü senin için ne ifade ediyor?
D.I.Y. üretimin kapitalist üretim ve kültür endüstrisi ile ilişkisini nasıl görüyorsun? (Do it yourself = Kendin yap)
B: Üretirken içinde bulunduğumuz modern dünyada her şeyi kendimiz yapamayabiliriz. Belki sıkı bir elektro gitarı kendimiz yapamayabiliriz. Bence işin önemli noktası, piyasa kurallarına uymayacağımız ve kendimizi gerçekten ifade etmenin yolu olarak üretmemizin koşullarını inşa etmemiz. Biri I-Phone'la çektiği bir kısa filmi kapitalizmin hiç istemeyeceği şekilde kolektifleştirebilir ve piyasaya uymadan kendi içinden geleni ortaya koyabilir. O noktada o filmi I-Phone'la çekmiş olms kısmı önemsizleşen bir detaya dönüşür.
İçinde veya yakınlarında bulunduğun bir topluluk ya da sanat çevresi var mı?
Türkiye'de var olan senden daha tecrübeli bağımsız sanatçılardan ve topluluklardan dışlanmış hissediyor musun?
Sence sanat topluluklarının bağımsız sanat / sanatçılar için nasıl bir alan açması gerekiyor?
B: Bir müzik grubum yok. Ama pek çok müzisyen arkadaşımla temastayız, arkadaşız. Bağımsız sanat ve kolektivite bilincinde olan herkesin birbirleriyle temasa önem vermesi kendiliğinden alan açacaktır. Üretmek ve bu kolektifleşme kültürüne önem vermek. Yukarıdan bir yerden alan açılmasını beklemeye gerek yok. Esas güç iyicil insan ilişkilerimizde ve özgürlükçü felsefelerimizde, pratiklerimizde.
Sanatla ilgilenirken en sık karşılaştığın zorluklar nelerdir?
Gelir elde etme yöntemlerin neler? Ekonomik zorluklar çekiyor musun?
Sosyo-kültürel zorluklar hakkında ne düşünüyorsun?
B: Maddi zorluklar. Benim veya birlikte çalışma potansiyelim olan insanların. Herkesin başka işlerde çalışması gerekiyor. İnsanların vakti az. Ve maddi koşullar zamanımı da çalıyor. Her yıl bir albüm çıkarabilecek potansiyeli hissederken üç yılda bir albüm çıkarabiliyorum. Çalınan zamanlarımda beste başına oturamadığım zamanlardaki yazılmamış melodilerimin nasıl olduğunu merak ediyor olacağım. Bunun merakıyla öleceğim. Kapitalizmle barışık her devlette kendini gerçekleştiremeyen milyonlarca insanın, kimse ile aptal yarışlara girmeden içinden geleni ifade etseler, bunu yapabilseler neler ortaya çıkaracak olacaklarını merak ediyor olacağım.
Sence sanat politik midir?
Toplumsal olaylar sanatla ilişkini etkiliyor mu, toplumsal olayların sanata merakına etkisi var mı?
Bağımsız sanat / DIY kültürünün aktivizmle bağlantısı hakkındaki düşüncelerin nelerdir?
B: Sanat bir kendini ifade ediştir. Her kendini ifade ediş de politiktir. Kendini ifade ediş içermeyen estetik yapılar da sanat değildir. Onlar birer üründür zaten. Ama piyasaya ürün yapmak da sanat yapmak yapmak tanımına girmese de ayrıca politik bir tercihtir.
Tekrar söyleyeyim tanımımı: Sanat, kendini ifade ediştir. Eğer sen dünya olmuşsan, kendini ifade ederken dünyayı ifade edersin zaten.
Senin için kimliğin (örn. toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, etnik köken, sınıf) sanatla nasıl bir ilişkisi var?
Kimliğin üretimini ve sanatla ilişkini etkiliyor mu?
B: Eğer piyasa için ürün değil de, kendimi ifade etmek için sanat üretiyorsam, kimliğim sokakta yolda yürüyüşümü, insan ilişkilerimi nasıl etkiliyorsa sanatımı da öyle etkiliyor.
Nelerden ilham alırsın?
Sana göre yaratıcı özgürlük nedir?
Yaratıcı özgürlüğe sahip olduğunu düşünüyor musun?
B: Soru sormaktan ilham alırım. Guardiola dönemi FC Barcelona'sının kolektif futbol oynayışından; Messi'den ayrıca; bana benle konuşmuyorken doğum günümü yalnız geçirmeyeyim diye beni evden alıp yine benle konuşmadan saatlerce benle gezen ve günün sonunda bana yapmış olduğu şekersiz pastayı bana veren sevgiliden; istesem de istemesem de kendimi öldürüp öldürüp diriltmekten ilham alırım; herhangi bir işi büyük bir tutkuyla yapan insanlardan; oyun oynayan kuştan; hafızası olan kediden...
Üretme sürecinde seni engelleyen bireysel durumlar nelerdir?
Üretim sürecindeki motivasyonların nelerdir?
Üretim sürecinde ne olsaydı daha üretken olabilirdin, motivasyonunu arttıracak şeyler neler olurdu?
B: Bazen maddi koşullar. Maddi koşulların belirlediği yan koşulların ben ve insanlar üzerindeki etkileri. Mesela zaman kayıpları. Bunun haricinde ruhsal dengesizliğin yüksek olduğu dönemler. Motivasyonum basit; derdimi, estetiğimi ifade etme arzusu.
Bağımsız sanatçıların veya sanata meraklıların desteğe en çok ihtiyaç duyduğu alanlar / konular, başlıklar nelerdir?
Sence ülkemizde yaratıcı özgürlüğü nasıl savunabilir ve nasıl kabul ettirebiliriz?
B: Özgürlükçü ve etik felsefelere ulaşacağımız sorular sormak ve cesaretle o cevapların peşinden inatla ve merakla gitmek en çok ihtiyaç duyduğumuz destek. Ve birbirimizi bulmak. Bir Taşla İki Meşe'de anlattığım gibi tıpkı.
***
Sorular: Bozuk Oyunlar Kolektifi'nin (B.O.K.) afişindeki anket
Cevaplar: Bora Şahinkara
21.05.2026
Bu soruların olduğu qr koduna ulaşmak istiyorsanız, bu aralar İzmir - Alsancak - Tyke Kafe'nin kapısının camında bu afişi görebilirsiniz, qr kodunu okutup ankete ulaşabilirsiniz, cevaplarınızı yazıp onlara yollayabilirsiniz.
Not: Bu kolektifin kimler olduğuna dair hiçbir fikrim yoktur şimdilik.
[1] Burada verdiğim cevapta "zalim" yerine "vahşi" demişim ama "yabani" anlamındaki "vahşi" anlaşılmasın diye "zalim" olarak değiştirdim kullandığım kavramı, verdiğim cevapları buraya aktarırken.
22 Mayıs 2026 Cuma
Bozuk Oyunlar Kolektif'in Afişindeki Ankete Verdiğim Cevaplar - Mayıs 2026
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder