2 Mayıs 2026 Cumartesi

Diego'nun Mevsimlik Göç Hareketleri

Yaşama yabancılaşmayı aşıp da, yakından baktığınızda bir kuşun, bir kaplumbağanın, bir ahtopotun [1] oyun oynadığını görürsünüz. O kadar yakından bakıp, gözlemleyebilme şansınız olsaydı her bir salyangozun, her bir kırkayağın tür tür değil kişi kişi, kendilerine özgü karakterlerinin de olduğunu da görebilirdiniz.

Sokağımdaki kedilerin 24 saat eve girip çıkabildikleri; istedikleri kadar sokaklarda istedikleri kadar da evde vakit geçirebildikleri; sokakla bağı kopuk olmayan bir müstakil evde yaşamaktayım. Bu sebeple yıllardır, kedi türündeki çokça kişiye çok yakın durmuş ve her birinin nasıl bambaşka bir birey olduğunu, her kedinin kendine özgü hafızasının olduğunu; hafızasında insanlar, kediler mevcut olduğunu ve her birine farklı farklı davranabildiğini; hafızalarında haritalar olduğunu, kilometrelerce ötedeki bir veterinerin sokağına girerken nasıl memnuniyetsiz bir şekilde miyavlamaya başladığını tanımışlığım oldu.

Bugünlerde de, 2020'de elime doğmuş olan 6 yaşındaki Diego isimli bir kedi arkadaşımın, leylekler gibi mevsimsel olarak kısa mesafeli bir göç alışkanlığı edindiğini fark edip, bunu yazılı not düşmek istedim.



Yaşadığım evde yemek yemek, uyumak isteyen sokağımdaki tüm kedilerin eve girip-çıkma inisiyatifinin kendisinde olması sebebiyle, bazı bakımını üstlendiğim çocuk kedilerin büyüyünce bir alt sokağa veya bir üst sokağa taşındığını ve yıllarca oralarda yaşamaya devam ettiğini gözlemlediğim çok oldu. Bunun sebebi şu: Eve girip çıkan kedilerin arasında birbirleri ile birlikte yaşamayı ya seven ya da katlanabilir bulan ve hepsi de benle iletişim bağı kurmuş kedi bireylerden yaklaşık 10 civarı bir nüfusa sahip daha çekirdek bir kabile var aralarında. Örneğin bu kabilenin dışında yabancı bir kedi eve girdiğinde kabiledeki çoğu kedi bu yabancı kediyle kavga edip, alandan uzaklaştırır. Veya ortama yeni bir kedi katılacaksa, yeni kedinin ilk günlerinde benim onla evde beraber çok vakit geçirip, beni tanıyan diğer kedilere yeni kediyi tanıtıp, zararsızlığına ikna edip kabul görmesini sağlamam gerekir. Zaten günler içerisinde bu yeni kedi kendine en anlaşıp da, oyunlar oynadığı birkaç yakın arkadaş edinir bu kabile içerisinde. Büyüyünce bizim yaşadığımız evde yaşamayı tercih etmeyip de, besleme noktaları mevcut olan üst veya alt sokağa taşınmaya karar veren kedilerin büyük ihtimalle bunu tercih etmesinin baş sebebi bu kabiledeki kedilerle, bu kadar kalabalık bir ortamda yaşamayı çok stresli bulması ve bu rahatsızlığı istememesi diye düşünüyorum. 

Diego'nun da 1 yaşından sonra bir üst sokağa taşındığını, artık eve gelip-giden çekirdek tayfadan biri olmamayı tercih ettiğini fark ettim 2021'de. Ve o yıldan beri bazen aylarca onu görmez, bazı dönemlerde de yine dönemsel olarak eskisi gibi eve gelip, benle uyuyorsa hep tercih ettiği alışkanlığını sürdürürerek yastığımda, başımın çevresini sararak günlerce üst üste benle uyuduğunu gözlemlerim. Tam 6 yıl onu gözlemlemiş olduktan sonra bir tercih fark ettim onda. Havalar sıcaklamaya başlayınca gelip, her gece benle uyumaya başlamıştı. Ve tespiti buldum: Kışın çekirdek tayfanın kedileri ve dahi ekstra misafir kediler de dahil, özellikle geceleri sokaktan eve konaklamaya çok kedi gelir, saflar sıklaşır ve evdeki kedi nüfusu kalabalıklaşır. Yazları sıcak havalarda ise kediler sokakların en serin noktalarına dağılırlar, ev içerisinin sıcak konforuna çok ihtiyaç duymazlar ve evdeki kedi nüfusu tenhalaşır. Ve dahi kalabalık, sosyal kedi ortamını sevmeyen Diego'nun havalar ısındığında arkadaşı Bora'nın evinin tenhalaştığına dair ve diğer kedilerle alan kavgası yapmadan, huzurluca arkadaşı Bora'nın kafasına yaslanıp uyuyabileceğine dair bir bilgisi, bir hafızası vardır yıllardır. Kışları üst sokakta uyuyan ve yaşayan Diego, havalar sıcaklayınca yazlık evine geçer. Onun böyle yıllara yayılı, uzun süreli, komplike koşullara dair bir hafızasının olduğunu fark etmemi, bu satırları keşfeden insanların da insan dışı türlere dair bir yabancılaşmayı aşma anı daha yaşamasını umarak not düşmek üstedim.. Sokakta gördüğünüz her bir insan değil sadece; her bir kedi, her bir köpek, her bir kuş, her bir salyangozun hafızaları, sosyal ortamları, keyifli anları, korkulu anları, oynadığı oyunları var. Yaşama yabancılaşmayı aştığınızda, yakından baktığınızda, birileri ile yavaşça uzun vakit geçirdiğinizde neler neler göreceksiniz..



***

Konu dışı olarak, merak edene Diego'nun kim olduğuna dair daha detaylı hikayeyi de şöyle anlatayım:

Mayıs 2020'de sokağımda yaşayan, evime uğrayan ama elime gelmeyen "Misafir" adlı bir kedinin hamile olduğunu fark etmiştim. Sokaktan içeri kedilerin girebildiği bir müstakil evde yaşadığım için bu hamile kedinin karnının iyice büyüdüğü son günlerde yaşadığım eve sık sık gelmeye ve doğurmak için doğru bir yer aramaya başladığını fark etmiştim. Ona konforlu, korunaklı bir yer hazırladım. Bir çamaşır sepetini yan yatırmıştım. O günlerde hamile Misafir bir gün yine kuru mamasını merdivenlerimde yiyorken yavaşça kollarının altından tutup kaldırdım ve buna izin vermesine şaşırarak ona doğurabileceği yeri gösterdim. Ne mutlu ki, birkaç gün içinde, 3 Haziran 2020'de bir gece eve döndüğümde gösterdiğim yerde 4 bebeği ile yatıyordu. 

Bebekler 15 günlükken, anneleri bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti ve markete giderken annelerini fark ettikten sonra hemen eve dönüp, yüzüme bakarak miyavlayan 15 günlük bebek kediler beni korkunç bir hüzne ve telaşa sürükledi. Ve hemen bebek kedilere nasıl bakım vereceğimi öğrenip, işe başladım. Bu yazıyı bebek kedilere nasıl bakım verilir yazısına dönüştürmemek için bu kısmı uzatmayacağım ama 45 günlük olup da kendileri tuvaletini yapmayı ve kendileri kuru mama yiyebilmeyi öğrenene kadar uykusu delik geceler biraz zordu. 

Yaklaşık iki aylık olduklarında artık isimlerini bulmuştum ve onlar için yuva aramaya başlamıştım. İlkinin ismini onları götürdüğüm Alfa Veteriner'deki Meltem Hanım bulmuştu: "Bu aralar her kedi, bir tane de pudra doğuruyor" demişti açık kahverengi - gri - beyaz renkli tüyleri olan bebek için. Düşünmüştüm ki evet o tam bir "Pudra"ydı. Ardından kardeşlerin isimlerini benzer olmasını düşündüm. Pudra'nın bir diğer kardeşinin ismi "Pedro" oldu. Geriye iki sarman kalmıştı. Onlardan daha irice olanını ismi aslana göndermeyle "Leo" olabilirdi ve diğer daha küçük cüsseli olan sarmanın ismi de Buz Devri filmindeki kaplana göndermeyle "Diego" olabilirdi.

Leo ve Pudra harika bir eve gittiler ve günümüzde hâlen onların esenliğine dair güncel fotoğrafları takip etme şansım oluyor, bakan kişisi ile arkadaşız. 

Pedro, maalesef 2021'de başka bir sokakta kaçıp, kayboldu. Hakkında bilgim yok ama besleme yapılan yerlerin birinde kendine yeni bir yaşam alanı bulmuş olma olasılığını yüksek görüyorum..

Ve işte bu 4 kardeşten günümüzde benle yaşayan tek kişi: Diego.

[1] Belgesel önerisi: "My Octopus Teacher", 2020, Güney Afrika.




2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder